GirişDİYABET NEDİR?
Tıptaki adıyla ’diabetes mellitus’, gündelik dilde ’şeker hastalığı’ olarak bilinir. Çağlardan beri bilinen bir hastalık.Eski kaynaklarda bile sık idrara çıkma,susama gibi belirtiler kaydedilmiş. Şekerli diyabet, şekersiz diyabet ve renal (böbrek) diyabet gibi çeşitli tipleri var.Ancak şekerli diyabet diğerlerine göre daha yaygın görülüyor ve daha ciddi etkileri var.
Diyabet, başta karbonhidrat(şeker) olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren hormonal bir hastalıktır.Daha çok kendini kan şekerinin yüksek olmasıyla ve buna bağlı diğer yan etkileriyle gösterir.Diyabet hastalarında temel sorun kandaki glikozun(şekerin) hücrelerimize giremeyişidir.Normalde besinlerle aldığımız veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glikoz(şeker),pankreas denen bir organımız tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonu aracılığıyla hücrelere girer ve enerji dönüştürülür.Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin veren kapılar bulunur.Bu kapılar normalde kapalıdır ve uygun anahtar varlığında açılır. İşte diyabet tam olarak bu kapıların açılmaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.
03-01-08 Stj. Dr. Fatih AKKUŞ ’un katkılarıyla derlenmiş bir yazıdır..
Epidemioloji, sıklıkKAÇ TİP DİYABET VAR VE SIKLIĞI NEDİR?
Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte en çok görülenler tip1(insüline bağımlı) ve tip2 (insülinden bağımsız) diyabetlerdir.
TİP 1 DİYABET Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür.Genelde 40 yaş altında görülür. Bu hastalıkta insülin üreten pankreastaki beta hücrelerinin hasarı otoimmun bir süreç(vücudun bağışık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması ve onlara saldırması) sonunda meydana gelir. Mutlak veya göreceli bir insülin yetmezliği olduğundan hastalar ömür boyu insülin hormonu(enjekte ederek) almak zorundadır. Zaten insüline bağımlı diyabet olarak adlandırılır.Toplumda tüm diyabet hastalarının %8-10 unu oluştururlar.
TİP 2 DİYABET Sıklıkla erişkinlerde ve şişman(obez) kişilerde görülür. Tip 2 diyabette insülin salgıları normaldir,fakat hücrelerin giriş kapılarında sorun vardır. Yani kapının kilidi, anahtar olan insülini tanımayınca glikozun hücre içine girişi engellenir. En sık görülen diyabet tipidir. Yaklaşık tüm diyabetlilerin %90 gibi büyük bir bölümünü teşkil eder. Uzun bir süre insülin olmaksızın yaşamlarını sürdürebilirler onun için buna insülinden bağımsız diyabet olarak adlandırılır. Tip2 diyabetli hastaların birinci derece yakınlarında diyabet hastalığı sıklıkla görülür. Yani kalıtsal yönü olan bir hastalıktır. Özellikle büyük damarlarda oluşturduğu makrovasküler hasarla damar sertliği yani ‘ateroskleroz’ ve buna bağlı ölümlerin sebeblerinden birisidir. Bu hastalık ortaya çıkmadan yıllar önce laboratuarda saptanabilen ‘glikoz tolerans bozukluğu’ olarak da bilinen geçiş dönemindeyken hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyen bazı faktörler(aşırı kilolu olma,egzersiz yapmama) ortadan kaldırılarak hastalık önlenebilir. Glikozun damar duvarına olan etkisi daha bu glikoz tolerans basamağındayken başlıyor. Bu nedenle yeni diyabet tanısı almış bir hasta bile aterosklerozdan çoktan etkilenmiş olabilir.
Bu yazıyı yazan Doktora ulaşım bilgileri:
 |
Prof. Dr. Yusuf AKCAN
Gastroenteroloji Uzm.
Ozel Istanbul Onkoloji Hastanesi
Tel. : 0 530 286 29 80
Tel. : 0 532 652 52 06
Cevizli Mah. Toros Cad. No : 86 PK:34846 Maltepe / Istanbul
( Gulsuyu Metro duragi karsisi)
|
İlgili Kelimeler Listesi: diyabet, diabet, insülin, metabolik sendrom, diyabet tedavisi, şeker hastalığı tedavisi, göz dibi kanaması, göz dibine lazer tedavisi, diyabetik nöropati, diyabet şeker hastalığı, diyabet belirtileri
Not: Aşağıdaki linklerden ilgili diğer
konuları
okuyabilir,
mavi
linkler
hızlı
site içi
arama
yapabilirsiniz
|