ANA SAYFA | FAVORİLERİME EKLE | İLETİŞİM YENİ DOKTOR KAYIT  |  HASTANE KAYIT  MEDİKAL FİRMA KAYIT
 
Şifremi Unuttum    Yeni Üye Kayıt
 
Doktorlar | İsme Hasta Soruları | Cevaplı Havuz Soruları | Hastalıklar A-Z | Hazır Soru Cevaplar | Laboratuar Testleri | Tedaviler | Teşhis Koy | Reklam Ver
Sağlık Videoları  | İlaç Rehberi | Tıp Sözlüğü | Hastaneler | Medikal Firmalar
 
 
 
 
MEDİKAL FORMÜLLER
Hamile kalma zamanı, doğum zamanı Hesaplama
Koroner Kalp Hastalığı Risk Hesaplaması
Child-Pugh Skorlaması
Vücut kitle indeksi, Vücut yüzey alanı
 
DUYURULAR
 Sayın üyeler aldığınız cevaba ek soru sormak istediğinizde ne yapmalısınız...
 
 
 
 
 
 

A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V X W Y Z

Tüm Bölümler  »  Psikoloji  »  

KEKEMELİK TEDAVİSİ

Ve   Veya  Aynen   
 
    Editör : Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı

Güncellenme :  23.6.2012
 

Bu Doktor Soru Kabul Etmektedir.

 

Birinci Dönem Kekemeliğin Tedavisi
 
Birinci dönem kekemeliğin belirtileri daha önce açıklanmıştı. İnceleme sırasında, çocukta gerçekten birinci dönem kekemelik olup olmadığına doğru karar vermek gerekir. Birinci dönem kekemeliğiyle 5 - 6 yaş çocuğu konuşması arasında ayırım yapmak oldukça güçtür. Bazen ana baba fazla titizlik gösterir. Çocuklarının konuşmasında görülen, olağan sayılabilecek akıcılık bozukluğunu kekemelik sanır. Çocuk uzmana böylesi bir telaşın sonucu getirilmiş olabilir. Bu gibi ana babaları çocuklarında kekemelik olmadığına inandırmak gerekir. Teyp bu konuda yardımcı olabilir. Çocukla, ana babayla yapılan görüşmeler sırasında banda kaydedilen sesler sonradan ana babaya dinletilir. Çocuklarının, kendilerinin, hatta uzmanın konuşmaları arasında kıyaslama yaptırılırsa, kendilerinin, hatta uzmanın konuşmasında da ara sıra uzatma, yineleme, duraklama olduğunu fark edebilirler.
İnceleme sonunda çocukta gerçekten birinci dönem kekemeliği olduğu sonucuna varılırsa o zaman tedavi düşünülmelidir.
 
Tedavinin Amacı: Birinci dönem kekemeliğin tedavisinde amaç, kritik olan bu konuşma dönemini çocuğun en az zararla atlatmasını sağlamaktır. Yani çocuğun konuşma akıcılığındaki engelli ortadan kaldırılıp, onun konuşmasını olağan akıcılığa kavuşturmaktır. Çoğu olgularda, çocuk kekelediğinin ya da konuşmasında akıcılık bozukluluğu olduğunun farkında değildir. Bu gibi durumlarda bir ikinci amaç daha ortaya çıkar: Çocuğa konuşmasının akıcılığında bozukluk olduğunu hissettirmemek.
 
Yukarıda belirtilen iki amaç, tedavinin ilke ve yöntemlerini de belirlemede yardımcı olmaktadır. Birinci dönem kekemeliğinde tedavi gerekse bile, bunu konuşma geliştirme havası içinde yürütmek gerekmektedir.
 
Dolaylı Tedavi Çalışmaları
 
Adından da anlaşılacağı gibi, bu tür çalışmalar, çocuğun çevresindekileri yöneltilen ya da yönetilmesi gereken çalışmaları kapsamaktadır. Bu çalışmalar çok değişik olup bazıları tedavi olmaktan uzak görülebilecek türdendir. Ama yararı çok olan etkinliklerdir.
 
1. ANA BABAYI KAYGIDAN KURTARMA: Çocuğunun kekelediğini sanıp telaşa kapılan ana babanın bu telaş ve kaygıdan kurtarılması çok önemlidir. Onlardaki bu telaş ve kaygı yenilmedikçe, çocuklarının bu kritik dönemi kekeme olmadan atlatabilmesi güç, hatta olanaksızdır. Tanıyı ustalıkla söyleyebilme ve kekemelikle konuşma gelişimi hakkında bilgi verme bu konuda oldukça yardımcı olmaktadır.
 
Tanı ana babaya ustalıkla söylenmelidir. Birinci dönem kekemeliği zaten bu kolaylığı kendiliğinden sağlar. Ana babaya şöyle söylenebilir: ”Evet, çocuğunuz kekeliyor. Fakat kekemeliği çok değişik. Daha doğrusu çok hafif. Biz buna birinci dönem kekemeliği diyoruz. Aslında bu, tam kekemelik sayılmaz. Konuşmasını daha akıcı hale getirmek için gerekli beceriyi kazandırmada çocuğunuza yardımcı olabiliriz. Zaten konuşması akranlarınkinden çok az farklı. Bu farkı daha da azaltabiliriz”.
 
Ana babaya konuşma gelişimi hakkında bilgi verilmelidir. Birçok ana baba, özellikle çocuğunda kekemelik olduğundan kuşkulananlar, çocuklarının konuşması üzerine çok düşerler. Düşerler, çünkü çoğunlukla konuşma gelişimi hakkında bilgi sahibi değillerdir ya da yanlış bilgiye sahiptirler. Çocuğun konuşması üzerine düşme bazen endişe ve telaşa kapılacak kadar fazla olur. Bu bakımdan ana babaya bazı temel bilgiler verilmelidir.
Her çocuğun kendine özgü konuşma gelişimi hızı vardır. Beden gelişimi çocuktan çocuğa ve aynı çocukta zamandan zamana değişik hızda olur. Konuşma gelişimi de beden gelişimi gibi değişik gelişme hızı gösterir. Bazı çocuğun konuşması akranlarından biraz yavaş gelişebilir. Ama bu, onun konuşması geç kalacak ya da geri demek değildir.
Konuşma gelişimini etkileyen bazı etmenler vardır. Çocuğun aile içindeki yeri ve sırası, cinsiyeti, zekası, ana babanın konuşma becerisi ve düzeyi gibi. Bunlar çocuğun kendi elinde olmayan hususlardır. Elinde olmayan bu etmenlerden çocuğu sorumlu tutmak yararsız ve yersizdir.
Dikkatli, soğukkanlı ve kararlı ana babalar telaşlı, heyecanlı ana babalardan daha çok yararlı olmaktadır çocukların konuşmasında.
Konuşma, konuşmadan hoşlanmadıkça kazanılamaz ve geliştirilemez. Öyleyse konuşmayı sevilir hale getirmek zorunludur. Bu da büyüklerin yapması gereken bir şeydir.
Çocuk konuşmadan önce ses çıkarmaktan hoşlanır hale getirmelidir. Bu da onun ses çıkardığı zamanlarda beğenilmesine ve özendirilmesine bağlıdır.
Akıcı konuşma bir anda oluşmaz. Zaman gerektirir. Zaman gerektiren her şey sabırlı olmayı gerektirir.
 
2. ANA BABANIN BEKLENTİ DÜZEYİNİ GERÇEĞE İNDİRME: İlk bakışta ana babaların çoğunun çocuklarını iyi ve doğru tanıdıkları ve onlar için gerçekçi beklentide oldukları sanılır. Çoğunlukla bu doğru çıkmamaktadır. Çoğu ana baba, daha bebek dünyaya gelmeden bir beklenti içinde olmaktadır. Kafalarında bir tür ideal bebek tasarlamaktadırlar. Bebek doğunca, bu beklentiye çok ters düşen ve özeliği belirgin biçimde farklı değilse beklentiler zinciri uzar gider. Çoğunca, bebek olduğu gibi değil de olması gerektiği gibi görülür, görülmek istenir. Çocuğun bu beklentiye uygun biçimde gelişmesi için çabalanır. Farkında olunmadan bu çaba, çocuk için ana babaları için sakıncalılar, zararlar doğurur. Bölesi beklentilerden biri çocuğun konuşmasına ilişkindir. Çocuğun erken konuşması, nazik konuşması istenir. Çocuğun olgunlaşması, yeteneği dikkate alınmadan bu beklenti doğrultusunda konuşması için zorlanırlar. Bu bakımdan ana babaya bu konuda yardım edilmesi gerekir.
 
Bu konuda yapabileceklerden birisi, çocuklarını kendilerine tanıtmaktır. Çocuklarının sağlık durumunu, fizik gelişimini, zihin gelişimini ve düzeyin, duygusal gelişimini, sosyal gelişimini, ilgilerini fark ettirmek, ona o gözle bakmalarını sağlamak gerekir.
 
Bu konuda yapılabileceklerden diğeri, çocuğun gelişmesi ve eğitimi konusunda kendilerinin sahip oldukları olanakları düşündürmektir. Ailenin,aile içindeki bireylerin anlayışı, tutumu, bilgisi, ilgisi, ekonomik olanakları ne düzeyde olduğu kendilerine gösterilmelidir.
 
Bir diğer yapılabilecek olan, ailenin sahip olduğu olanaklarla gerçekten çocuğun istenilen düzeye çıkarılıp çıkarılamayacağının düşündürülmesidir. Konuşma açısından, aile en azından şunu fark etmelidir: İyi konuşma çoğunlukla, iyi örnekler duymakla gelişir. Aile ya da yakın yetişkinler arasında gerçek iyi örneklere sahip olmayan çocuktan iyi, düzgün konuşma beklemek haksızlık olur. Öte yandan ana baba, yakın yetişkinlikler iyi konuşan örnekler olsalar bile çocuklarının bir andan onlar gibi olamayacağını hesaba katmalıdır.
 
3. ANA BABA, ÇOCUK İLİŞKİLERİNİ KONUŞMA GELİŞİMİNİ UYGUN HALE GETİRME: Konuşmanın kazanılması, geliştirilmesi, pekiştirilmesi uygun konuşma ortamının varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. Aile içi havanın hoş hale getirilmesi önemlidir. Evdekiler arasındaki geçimsizlik, sinirlilik halleri çabucacık çocuğa geçer. Bu durumlar çocuğun kekemeliğini artırır. Aile içindeki ve çevresindeki bütün konuşma engelleri kaldırılmalıdır. Konuşurken çocuğun susturulması; çocuk için, onun adına konuşulması; ona kolay konuşma yolu diye (yavaş konuş, derin nefes al, ne söyleyeceğini iyi düşün, vb. gibi) bazı önerilerde bulunma; tutulduğu zaman alay etme; konuşma standardını yüksek tutma; yanlış konuştuğunda ya da tutulduğunda cezalandırma; yorgun ve heyecanlı olduğu anlarda konuşmaya zorlama, yavaş konuştuğunda hızlı konuşmaya zorlama gibi ilk bakışta önemsiz görünen, fakat çocuğun konuşmasını özürlü hale getiren ya da özrünü artırarak geliştiren durumlar ortadan kaldırılmalıdır.
 
Çocuk konuşma olarak ve koşullarına sahip kılınmalıdır. Konuşmaya, öykü anlattırmaya, şiir okumaya özendirilme ve kendisine olanak tanınmalıdır. Ana baba, öğretmen ve diğer yetişkinler çocuğun kekemeliğine karşı duygusal tepkide bulunmamalı. Sabırlı ve anlayışlı olmalıdırlar. Çocuk kekelediğinde, ana baba konuşmanın sonuna kadar sabırla beklemelidir. Çocuk her durumda sözünü bitirme olanak ve şansına sahip olmalıdır. Bunu hissetmelidir. Çocuğun kekemelikle ilgili üzücü anılarını silmek, hiç değilse canlandırmamak için çaba harcanmalıdır. Çocuk kekelediğinde onun dikkatini başka yönlere çekmek bunun en kolay yollarından biridir.
 
4. ÇOCUĞUN TÜM GELİŞİMİN HIZLANDIRICI ÖNLEMLER ALMA: Çocuğun konuşma gelişiminin iyi olması konuşma özrünün üstesinden gelebilmesi onun tüm gelişimiyle sıkı sıkıya ilgilidir. Çocuğun bedenen sağlıklı olmasına özen gösterilmelidir. İstirahatı, beslenmesi düşünülmelidir. Kekeme çocuk diğerlerinden daha çok dinlenme gereksinmesi duyar. Bu unutulmamalı ve dikkate alınmalıdır.
 
 
Doğrudan Tedavi Çalışması
 
Yukarıda açıklanan çalışmalar ve alınan önlemlerde uzman daha çok ikinci plandadır. Birçok olgularda böylesi dolaylı yöntemler etkili olur ve çocuk dönemi sağlıklı olarak anlatılır. Fakat bazı olgularda bu önlemler etkili olmaz. Çocuğun kendisiyle çalışmak gerekir. Bu gibi durumlarda aşağıdaki hususların dikkate alınması yararlı olur.
 
1) Çocuğun kekemeliği düzeltilmeye değil tüm konuşması geliştirilmeye çalışılmalıdır. Çocuğun dikkatini konuşması üzerinden başka tarafa çekmek yararlı olur. Genellikle çocukla konuşurken ikinci bir etkinlikle bulunmalı ve etkinlik ön planda tutulmalıdır. Böylece çocuk kendini o etkinliğe verir, o sırada konuşmaya daha rahatlıkla devam eder.
 
Çocukta kekemelik dışında belirli bazı konuşma güçlükleri varsa bunlar düzeltilmelidir. Belirli sözcüğü söyleyememe, eklemleme bozukluğu, ses bozukluluğu gibi özürler düzeltilirse çocuğun kendine güveni artar.
 
Çocukta kekemeliğin farkındaysa, onu bu yönde açıklığa kavuşturulmalıdır. Çocuğa konuşurken gerçekten bazı yinelemeler, irkilmeler, tutulmalar yaptığı, fakat bunların önemli olmadığı, bunlardan kurtulmasının olanaklı olduğu, zaten herkeste benzer durumların görüldüğü söylenmelidir. Çocuğun kişiliğini güçlendirmek yararlıdır. Birinci dönem kekemeliklerinin birçoğu, onlara, yeni beceriler ve sosyal yönden kabul görecek özellikler kazandırmakla düzeltebilmektedir. Bunların neler olacağı çocuktan çocuğa değişir. Çocuk incelenirken, işin bu yönden ele alınacağına dikkate edilirse birçok ipucu yakalayabilir.
 
2) Oyun terapisine yer verilmelidir. Birinci dönem kekemeliği olgularında oyun terapisinin yeri oldukça geniştir. Araçlı, araçsız tüm oyun terapileri yararlı olmaktadır. Uzman çocukla iyi ilişkiler kurar, çocuğa kendini sevdirirse ilk adımı başarılı olarak atmıştır. Herhangi bir oyuncakla ya da başka bir araçla oynamaya başlar. Uzman oynarken, kendi kendine yüksek sesle ve oyunla ilgili olarak konuşmaya başlar. Bu sırada uzman, çocuğun konuşmasındaki akıcılığın temelini yakalamaya çalışır. Akıcılığın temeli, çocuğun kekeme belirtisi göstermeden konuşabildiği konuşma hızıdır. Temel hız saplandıktan sonra uzman, konuşmayı yavaş yavaş hızlandırır. Çocukta hızlandırmasını ister. Çocuk kekeleme belirtisi göstermeye başlayınca, hemen hızlandırmayı durdurur. Yeniden temel hıza döner. Bir süre hızla konuştuktan sonra, yeniden hızlandırma girişiminde bulunur. Böylesi denemenin bir terapi seansında dört kez den fazla yapılması gerektiği söylenir.
Çocukla yapılacak çalışmalarda, onun gerginliğinin azaltılması, gevşetilip rahatlatılması önemli bir yer tutar.
 
İkinci Dönem Kekemeliğin Tedavisi
 
İkinci dönem diye adlandırılan türden kekemelik olgularının tedavisinde değişik yöntemlerde kullanılmaktadır.
 
Tedavinin Amacı: Kekemeliğin sağaltımında amaç saptama oldukça önemli görülmektedir. Bazıları amacı bir ya da iki genel başlık altında toplayarak saptamayı yeğ tutarken, bazıları da ayrıntılı ve kesin amaç saptamadan yana görünmektedir. Çağdaş konuşma tedavisinde kekemelik için saptan değişik amaçlar şöyle görünmektedir:
a) Bireyin genel güvenini ve moralini geliştirmek;
b) Durumsal ve sessel kaygısını azaltmak;
c) Kalıplaşmış kekemelik tepkilerini zayıflatmak;
ç) Kekemeliği pekiştirici etkileri azaltmak;
d) Boşalma eşiğini geliştirmek;
e) Mevcut akıcılığı geliştirmek.
 
Genel amaç yerine böylesi özelleştirilmiş amaçlar saptamak hem tedavi etkinliklerini planlamada hem değerlendirme yapmada kolaylık sağlar. Yukarıdakine benzer amaçlar dikkate alındığında, yapılacak tedavi çalışmaları iki kümede toplanabilir. Bunlardan biri kekemeliğin belirtilerini ortadan kaldırma, diğeri psikolojik iyileşmedir.
 
Kekemeliğin Belirtilerini Ortadan Kaldırma: İkinci dönem kekemelik ses dalgaları kadar, ışık dalgalarına dayalı belirti ve görüntü verdiğinden diğer konuşma özürlerine oranla dıştan gözlenebilir belirtileri daha çok olmalıdır. Bu bakımdan tedavi için böylesi bir yol tutulması yararlı görülmektedir. Bu yaklaşımın hareket noktası, her kekemenin bu belirtilerden kurtulmak isteği ve bir arayış içinde oluşurdur. Bu istek ve arayıştan yararlanılmalıdır. Ayrıca, belirtilerinin ortadan kaldırılabileceğinin kanıtlanması kolay olan bir başarı sağlamaktadır. Bu da kekemeye güven vermektedir.
 
Belirtileri ortadan kaldırmaya yarayacak çalışmalar şöyle sıralanabilir.
1.       Kekemeliği oluşturan, sürdüren, ağırlaştıran etmenler ortadan kaldırılmalı ya da etkileri azaltılarak kekemeliğin gelişimi durdurulmalıdır.
2.       Çocuk probleminin farkına vardırılmalı, özrü kabullendirilmeli ve özrü yenmek için istekli hale getirilmelidir.
3.Kekemeliği kendisine iyice incelettirilmeli, belirtileri fark ettirilmelidir. Teybe alınan sesini dinlemesi, ayna karşısında konuşmasını izlemesi kekemeliği hakkında bilgi sahibi olmasına  yardımcı olur. Çocuk uzmanın da yardımıyla kekemelik belirtilerini doğru olarak saptamaktadır.
4.Belirtileri eleme planı yapılmalıdır. Belirtilenlerden en kolay elenebilecek onlar başa alınmalıdır. Ayakta tepik yapma ya da başını bir yana çevirme, dudağını çarpıtma ya da germeye göre daha kolay girilebilir.
5.Bu belirtiler olmadan konuşma öğretilmelidir. Bunun yollarından biri, adım adım diye adlandırılan yavaş konuşmadır. Çocuk acele etmeden yavaş konuşma girişiminde bulunursa, eskiden yaptığı yersiz hareketlerin pek çoğunu yapmadığını görecektir. Diğer yol, davranış değiştirme yöntemlerini kullanmaktır. İstenmeyen davranışı söndürme, kekemelik belirtilerini elemek için de uygun düşmektedir. Eğer belirli davranış kişinin gereksinmesini doyurmazsa o davranışı sürekli kullanmaz. Onun yerine işini görecek başka davranış arar. Kekemelik belirtileri aynı ilkeleri uygulayarak ortadan kaldırılabilir. İstenmeyen davranışın bir karşıtı, yani istenileni vardır. Onu bulup ortaya çıkarmak, onu doyurucu davranış haline getirmek gerekir. İstenmeyeni yaptığında ödüllendirmeyip, isteneni yaptığında ödüllendirme esasına dayalı alıştırmalar yapılmalıdır.
6.Kekemelik çocuğun ve çevresinin hoş görü düzeyine indirilmelidir. Herkesin bazı ufak tefek istenmeyen davranışları vardır. Ama kendisi bunları hoş görür. Fazla mesele yapmaz. Ta ki pek göze batıcı duruma gelinceye kadar. Yani insanoğlunun bir hoş görü özelliği vardır. Tabii bunun bir de sınırı vardır. Kekemeye, onun kekemelik belirtilerini biraz azaltarak hoş görülebilir düzeye indirmede yardımcı olmak gerekir. Bu, değişik çalışmalarla sağlanabilir.
 
Özellikle solunum araştırmaları üzerinde durulabilir. Genellikle, kekemelerin konuşma sırasında, soluklarını kullanamadıkları görülür. Soluğunu iyi kullanılabilir hale geldiğinde konuşması olumlu yönde değişiklik gösterecektir. Yine, orada belirtilen gevşetme ve rahatlama alıştırmaları üzerinde durulan konuşma hızını yavaşlatma çalışmaları bu konuda yararlı olur.
 
Kekelemeye söylenenleri yineleterek, onun konuşma hızını, vurgusunu da değiştirmek elimizdedir. Uzman, çocuğun durumuna uygun tümceleri seçerek, onun durumuna uygun biçimde (üslup) söyler ve çocuktan yinelemesini isterse, giderek çocuk uzmanın konuşmasına benzer bir konuşma içine girecektir. Uzmanın konuşma içine girecektir. Uzmanın konuşma kalıbı ve biçimi çevredekiler tarafından hoş karşılanan türden olacağı için, çocuk hoş görülen bir konuşmayı öykünmüş olacaktır.
 
Kasıtlı yanlış, olumsuz pekiştirme diye adlandırılan alıştırmalar da yararlı olur. Çocuk kendi kekemeliğini isteyerek öykülenmekle iki tür yarar sağlamış olur. İstediği biçimde kekeleyebilme gücünü kazanmış olan çocuk istediği zaman kekelemeden konuşabileceğini anlamış olur. Öte yandan, kendi kekemeliğini öykünmekle, başkalarının onun kekemeliğini yansıyarak ona gülmelerini de önlemiş olur.
 
Başkalarının kekemeliğini öykündürerek yukarıdakine benzer olumlu sonuç alınabilir. Bu, grup çalışmalarında daha etkin olarak kullanılabilen bir yoldur. Böylece birbirlerinin kekemeliğini hoşgörüyle karşılamayı öğrenirler. Aynı zamanda kekemeliklerinin de ne durumda hoşgörüyle karşılanabildiğini de anlamış olurlar.




İlgili Kelimeler Listesi:  KEKEMELİK TEDAVİSİ

Not:  Aşağıdaki mavi linklerden ilgili kelimeler için tek tıkla site içi arama yapabilirsiniz..
 

Bu Hastalık 3582 kez okunmuştur.
+1 e tıklayarak Gmail de dostlarınıza bu yazıyı tek tıkla gönderebilirsiniz
 
BU KONUDAKİ ANA MAKALELERİ OKU: 
 
DİĞER İLGİLİ YAZILARI OKU
 KEKEMELİK TEDAVİSİ  
 
 

Bu Sayfayı Arkadaşına Gönder Oda Okusun..    
Adın Soyadın :
   
Arkadaşının Adı Soyadı :
Mail Adresi :
 

 
 
 
 
 
 
 
 
Anasayfa  |   Hastalıklar  |   Üye Doktorlar  |   Hasta Soruları  |   İlaç Rehberi  |   Tıp Sözlüğü  |   Konsültasyonlar  |   Sağlık Haberleri  |   Medikal Hesaplar  |   Güncel Tedaviler  |   Kategorize Hazır Soru-Cevaplar  |   Tanısal Algoritma  |   Reklam  |   İletişim | 

Sponsor Linkler:   
Copyright © Telif hakkı © 2007-2017 Saglikdanis.com
Yasal uyarı: Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Akcan Sağlık Hizmetleri. Ltd. Şti. 'ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site kişileri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız. İçeriği izinsiz kullanmak yasaktır