ANA SAYFA | FAVORİLERİME EKLE | İLETİŞİM YENİ DOKTOR KAYIT  |  HASTANE KAYIT  MEDİKAL FİRMA KAYIT
 
Şifremi Unuttum    Yeni Üye Kayıt
 
Doktorlar | İsme Hasta Soruları | Cevaplı Havuz Soruları | Hastalıklar A-Z | Hazır Soru Cevaplar | Laboratuar Testleri | Tedaviler | Teşhis Koy | Reklam Ver
Sağlık Videoları  | İlaç Rehberi | Tıp Sözlüğü | Hastaneler | Medikal Firmalar
 
 
 
 
MEDİKAL FORMÜLLER
Hamile kalma zamanı, doğum zamanı Hesaplama
Koroner Kalp Hastalığı Risk Hesaplaması
Child-Pugh Skorlaması
Vücut kitle indeksi, Vücut yüzey alanı
 
DUYURULAR
 Sayın üyeler aldığınız cevaba ek soru sormak istediğinizde ne yapmalısınız...
 
 
 
 
 
 

A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V X W Y Z

Tüm Bölümler » Psikoloji »

ÇALIŞAN ANNENİN SUÇLULUK DUYGUSU

Ve   Veya  Aynen   
 

    Editör : Psikolog Mine Çelik

Güncellenme :  20.6.2012
 

Bu Doktor Soru Kabul Etmektedir.

    Giriş    | Tümüne Gözat
 

Giriş

ÇALIŞAN ANNENİN SUÇLULUK DUYGUSU

Günümüz kadınlarının en büyük problemlerinden biri evi ile işi arasında sıkışıp kalmalarıdır. Kadınların, anne kimlikleriyle iş kadını kimlikleri arasında bocalarken hissettiği suçluluk duygusu, kızlara anneliğin ‘kutsal’ bir görev olduğunun aşılanması ile başlamaktadır. Bu ‘Kutsal Anne Miti’ ile hareket eden kadınlar bir süre sonra çocuğunun her istediğini yapmak, sürekli çocuğuna bir şeyler almak, eve geldikten sonra bütün zamanını çocuğuyla geçirmeye çalışmak gibi hatalarla ‘suçluluğunu telafi etme isteği’ni karşılamaya çalışırlar. Hâlbuki çalışan annelerin bu konuda suçlu hissetmeleri gereksizdir.

Yapılan araştırmalarda, çalışan anne’nin çocuğuyla yaşadığı problemlerin sebebinin anne’nin çalışıyor olmasından kaynaklanmadığını doğrulamaktadır. Bu çatışmaların nedeni, çoğunlukla kaygılı annelerin hatalı davranışlarının sonuçlarıdır. Ayrıca çocuğun annesi dışında başka insanlarla (anneanne, babaanne, abla, dadı vs. ) da iletişim halinde olması gelişimi açısından da oldukça yararlıdır. Bu iletişimin sürekliliği de güven hissini ve iletişim gücünü kuvvetlendirmektedir. Dolayısıyla profesyonel bir bakıcı ya da aileden birinin desteği alınabilir.

Anne’nin çalışıyor olmasından dolayı bir süre çocuğundan ayrı kalması, onunla geçireceği zamanında değerini arttırmaktadır. Çalışan anne olmak yetersiz anne olmak anlamına gelmemektedir. Önemli olan çocuk ile geçirilen zamanın azlığı ya da çokluğu değil kalitesidir. Birlikte nitelikli ve eğlenceli zaman geçirmek, çocuğun gelişimine katkı sağlar ve doyurucudur. Yoğun ve yorucu bir iş gününün ardından birlikte programlanarak ve bu programa uyularak geçirilecek bir zaman dilimi oluşturmak, bu süre boyunca yalnızca çocukla ilgilenmek gerekir. Örneğin birlikte oyun oynamak, sohbet etmek, ev işi yapmak ya da en azından uykudan önce bir masal okumak yararlıdır. Dolayısıyla anne “iyi ve yeterli bir anne tüm zamanını çocuğuna vermelidir” inancından vazgeçmelidir. Onun yerine “iyi niyetli ve yeterliyim” inancını benimsemelidir. Her şeyi doğru ve mükemmel yapma olasılığı yoktur. Bu mutluluk veren küçük anları kaçırmaya ya da ihmallere sebebiyet verebilir.

Ayrıca annenin elinden gelen her şeyi yapması bile bazen çocuğu mutlu etmeyebilir. Bu durum onun isteklerini karşılayamadığı, ihmal ettiği anlamına gelmemektedir. Bilakis her isteğine kolayca ulaşan çocuk mutlu olamaz. İsteklerine çaba göstererek başarıya ulaşma hazzını, küçük yaşlardan kazanmalıdır. Böylece çocuğun özgüveni de gelişecektir. Anne çocuk ile elinden gelenin en iyisini yaptığı yönünde duygu ve düşüncelerini paylaşmalı ve mutlu olmanın büyük ölçüde kendisine bağlı olduğunu anlatmalıdır.

Ancak, çocuk gelişiminde 0-3 yaş dönemi anne ile çocuğun bağ kurabilmesi açısından önemli bir dönemdir. Bu dönemde anne çocukla ilgilenmeli, çocuğun gereksinimlerini karşılamalı, onunla ilgili kararları vermelidir. Anne çalışmak zorundaysa çocuk 6 aylık olana kadar çocuğun bakımını kendi vermeli, evden ayrılsa bile çocukla ilgili tüm kararlar ona ait olmalıdır. Aynı zamanda babanın da varlığı önem teşkil eder. Kadınların doğasında“annelik içgüdüsü” yer alır ancak erkeklerin doğasında “ baba olmak” ile ilgili bir kavram yer almamaktadır. Erkek baba olmayı yaşayarak, deneyimleyerek öğrenir. Dolayısıyla babanın da hem eşine destek olmak hem de çocukla bir bağ kurabilmek için sadece maddi anlamda değil manevi desteğini de esirgememelidir. Zira, çocuk için anne şefkati, baba ise gücü temsil eder.

Özetle,

• 0-3 yaş anne ile çocuğun arasında bağın oluştuğu dönemdir. Bu dönemde anne’nin çocukla ilgili kararları vermesi gereklidir. Baba’nın desteği de önemlidir.
• Çocuğun anne ve baba dışında başka insanlarla da iletişim kurabilmesi önemlidir.
• Önemli olan çocukla geçirilen zamanın nitelikli olması ve sadece ona ait olmasıdır.
• Anne mükemmel olmaya çalışmamalıdır. Suçluluk hissinden dolayı çocuğun her istediğini yapmaya çalışması doğru değildir.

Mine Çelik
Psikolojik Danışman







İlgili Kelimeler Listesi: çalışan anne, annenin suçluluk duygusu, evi ile işi arası, anne kimlikleriyle, iş kadını kimlikleri, çalışan annelerin, anne tüm zamanını çocuğuna vermeli, kutsal Anne Miti,
Not: Aşağıdaki linklerden ilgili diğer konuları okuyabilir, mavi linkler hızlı site içi arama yapabilirsiniz
    Giriş    | Tümüne Gözat

Bu Hastalık 2106 kez okunmuştur.
+1 e tıklayarak Gmail de dostlarınıza bu yazıyı tek tıkla gönderebilirsiniz
 
BU KONUDAKİ ANA MAKALELERİ OKU: 
 
DİĞER İLGİLİ YAZILARI OKU
 çalışan anne    annenin suçluluk duygusu    evi ile işi arası    anne kimlikleriyle    iş kadını kimlikleri    çalışan annelerin    anne tüm zamanını çocuğuna vermeli    kutsal Anne Miti      
 
 

Bu Sayfayı Arkadaşına Gönder Oda Okusun..    
Adın Soyadın :
   
Arkadaşının Adı Soyadı :
Mail Adresi :
 

 
 
 
 
 
Anasayfa  |   Hastalıklar  |   Üye Doktorlar  |   Hasta Soruları  |   İlaç Rehberi  |   Tıp Sözlüğü  |   Konsültasyonlar  |   Sağlık Haberleri  |   Medikal Hesaplar  |   Güncel Tedaviler  |   Kategorize Hazır Soru-Cevaplar  |   Tanısal Algoritma  |   Reklam  |   İletişim | 

Sponsor Linkler:   
Copyright © Telif hakkı © 2007-2017 Saglikdanis.com
Yasal uyarı: Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Akcan Sağlık Hizmetleri. Ltd. Şti. 'ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site kişileri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız. İçeriği izinsiz kullanmak yasaktır