Uyku bozuklukları, çoğu zaman
hastalıkların habercisi gibidir. Bir hastalık başlarken santral sinir
sistemi (SSS) etkilenmekte ve öncelikle de uyku bozulmaktadır. Her türlü
hastalığa uyku sorunlarının eşlik edişi de SSS’nin etkilenmesi sonucu
sürmektedir. Bunun dışında, temelde uyku bozukluğu olanlar da ayrı bir
grup olarak ele alınmalıdır.
Genel olarak, farklı nedenlerle de olsa, kullanılan ilaçlar uyku bozukluklarına yol açmaktadır.
Bu
nedenle, uykuyla ilişkili sorunu olanların, alanda uzmanlaşmış
hekimlerce değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmede hekimler,
uykuya dalmadan, uykunun sürdürülmesi ve sabahları nasıl kalkıldığına
kadar uzanan değişmeleri ele almaktadırlar.
Uyku bozuklukları üç ana formda ortaya çıkmaktadır:
Uykusuzluk (insomnia):
Son
derece yaygın ve insan sağlığını olduğu kadar yaşam kalitesini
etkileyen bir durumdur. Günümüzde bilimsel yöntemlerle değerlendirilerek
tanı konulduğunda tedavi edilebilen bir durumdur.
Gündüz uyuklama (hipersomnia):
Başta
uyku apnesi ve narkolepsi olmak üzere çeşitli uyku bozuklukları
nedeniyle ortaya çıkan bu tablolar çeşitli hastalıklara yol açabildiği
gibi iş yaşamında sorunlara, kazalara neden olabilmektedir. Özellikle
trafik kazalarının bir bölümünün bu nedenlerle oluştuğu ortaya
konmuştur.
Parasomnia:
Uyku
sırasında konuşma, yürüme, diş gıcırdatma, kabus, uykuda yeme
bozukluğu gibi tablolardır. Çocuklarda ve ergenlerde sık görülen bu
tablolarda tedavi planlaması dikkatle yapılmalıdır. Son yıllarda, orta
ve ileri yaşlarda görülen parasomnia tablolarının çeşitli hastalıklarla
ilişkili olduğu anlaşılmış, tedavi modelleri ortaya konmuştur.
Sirkadiyen ritm bozuklukları:
Bu
tabloların başında, uzun yolculuklar gelmektedir. Özellikle ekvatora
paralel yolculuklarda, insanların ritmleri, yaşadıkları ülkenin ritmine
göre düzenlenmiş olduğu için varılan ülkede, gece-gündüz
düzenlemesine uyum sağlamakta güçlük yaşamaktadırlar. Vardiya
çalışmaları da sirkadiyen ritmde bozulmalarına yol açabilmekte, çalışma
ortamında verim düşüşüne, kazalara yol açabilmektedir.